Hiç Bilmeyenler İçin FRP Nedir?

Hiç Bilmeyenler İçin FRP nedir?

                                  Okumak istemeyenler, ve İngilizcesi olanlar tanıtım oyununu test edebilirler.

                                              http://www.wizards.com/playdnd/playdnd.asp

Kısaltmanın açılımı “Fantastik Rol Yapma”dır. FRP, malzemesini çoğunlukla hayal gücü oluşturan bir masaüstü (board, tabletop ve ya kağıt-kalem) oyunudur. Başka deyişlerle; doğaçlama sözlü tiyatro, doğaçlama hikaye yazma/anlatma veya evcilik/kovboyculuk.

FRP çocukken oynadığımız hayal etmeye dayalı oyunların derinleştirilmiş, sabit kurallar getirilmiş halidir. Böylece oyuncular mızıkçılık yapamaz. FRPyi çocuk oyunu değil yetişkin oyunu yapan ayrıntılı kural setleri olmasıdır.

Bir hikaye anlatıcısı vardır. Bu kişiye “Zindancı Başı” denir. Bu kişi kısaca bir bilgisayar oyununda yapay zekanın yaptığı işi yapar. Yani oyuncuların içinde bulunduğu evrenin her şeyini şekillendirir. Zindancı Başı (ZB) oyun günü gelmeden önce kafasından ana hatları belirlenmiş bir roman yazar ve o hikayenin kahramanları ile bunların başına gelecek talihsiz olayları belirler.

Oyuncular ise, hikaye içinde canlandırmak istedikleri kahramanı seçip ZB’nın onları soktuğu zor durumlarda karakterlerinin davranışlarını oynarlar.

Oyunun içinde geçtiği evrene uygun bir kural seti seçilir. Her türlü evren için kural setleri vardır ama hepsini Türkiye’de bulmak zordur.

Mesela, orta çağda geçen büyülü bir dönem için “Zindan ve Ejderhalar” seti idealdir. Bu kural setinde oyuncunun olabileceği karakterlerin sınırları, karşılarına çıkabilecek yaratıkların çeşitleri, satın alınabilecek silahların ve öğrenilebilecek büyüler vb belirlenmiştir.

Mesela, bir Şövalye (Paladin) asla yalan söyleyemez, kötülük yapamaz ve kötülüğü görmezden gelemez. Ayrıca bir Şövalye macera boyu ilerledikçe, deneyim kazanıp güçlendikce silah kullanma yetenekleri yanında, tanrısından gelen güçlere (spell like ability) kavuşur, ve çok güçlü bir şövalye aynı zamanda tanrısının mucizelerini (divine magic) gerçekleştirebilir.

Bunların neler olduğu, seviyeleri, güçleri, hasarları, etkileri sayfalarca kitap olarak belirlenmiştir.

Ayrıca oyunda şans etkenini katmak için zar sistemi getirilmiştir. Ki çok çeşitli zarlar vardır: 4 yüzlü, 6 yüzlü, 8 yüzlü, 10 yüzlü, 20 yüzlü ve yüzlük.

Zarlar karakterinizin yapmak istediği şeyi başarıp başaramadığını belirler. Mesela yerde bulduğunuz gizli kapağı açmak istiyorsunuz. ZB kapak ne kadar ağır, kilitli mi, tutacak yeri var mı gibi şeyleri göz önüne alarak kapak için bir zorluk rakamı (dice check) belirler; Diyelim ki 15. Oyuncu da zar atarak ZBnin belirlediği değeri aşmaya çalışır ve karakterin işi yapmasını kolaylaştıracak her etken için (kas gücü, alet-edavat, arkadaş yardımı vb) attığı zar değerine ek alır; Diyelim ki +2. Bu örnekte eğer oyuncu 20lik zarda 13 ve ya üstü atarsa, karakteri kapağı açabilecektir.

Bu kural yığınları gözünüzü korkutmasın, bir oyuncu sadece ne yapmak istediğini söyler, her şeyi ZindancıBaşı halleder. Oyuncu sadece oynadığı karakterin sınırlarını bilse yeter; bir savaşçıyı canlandırırken, büyü yapacağım derse ayıp olur.

Kafanıza takıldı değil mi; “Peki oyuncu düşük attı, kapağı açamadı. Şimdi n’olacak?!” diyorsunuz ama FRPnin güzelliği burada, canlı bir oyun. Artık oyuncu daha güçlü bir adama para verir de mi açtırır, patlayıcı bir şey mi bulur, tahtalardan bir kaldıraç mı kurar, levhe desteği mi alır, belki etrafda kapağı açan bir mekanizma bile vardır.

Oyun nasıl kazanılır? Nasıl biter? Bu bir oyun, yarışma değil. Oyunu kazanmak ve ya kaybetmek diye bir şey söz konusu değil, öyle ki karekteriniz ölse dahi hikayeye ZindancıBaşının izniyle başka karekter olarak girebilirsiniz. Oyun içi amaç ise ZindancıBaşının sizlere sunduğu engelleri aşmaktır. Birini çözdüğünüzde, hikayedeki sıradaki olaya geçersiniz. Her ne kadar hikayeyi yazan ZB gibi gözükse de hikayenin şekillenmesinde oyuncuların etkisi çoktur. Belli bir noktadan sonra hikaye kendi kendine yazılmaya başlar. Bu yüzden oyun asla bitmez, sadece insanlar yorulur :~)

FRPde, 2. Dünya Savaşındaki bir doktoru ya da 3000 yılındaki bir robutu ve ya bir zaman polisini, isterseniz bir vampiri hatta uyuşturucu ile mücadele eden bir dedektifi bile canlandırabilirsiniz; kısacası hayal gücü üst sınırdır.

Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.