Harem Cariyelerin Çeşidi ve Sayısı

Topkapı Sarayın’da padişahın evleri ve aileleri bulunduğu yere başkasının girmesi yasak anlamında harem denir. Haremde padişahın annesi valide sultan,padişahın hanımı, hasekiler, şehzadeler, padişah kızları, ustalar, kalfalar ve cariyeler bulunurlar. Padişah haremin efendisi, padişahın annesi valide sultan ise Harem’in reisi konumundadır.

Osmanlı Sarayında cariyeler Orhan Bey döneminden itibaren görülmeye başlanmıştır. Fatih döneminden itibaren ise sarayda cariyelerin sayısı oldukça artmıştır.Haremde iki tür cariye bulunmaktadır:Birincisi;hizmetçi konumundaki cariyeler,ikincisi de;eş konumuındaki cariyelerdir.

Hizmetçi konumundaki cariyeler sarayda para karşılığı çalışırlardı.Bunlar başkasıyla evli olabilirlerdi. Evli olmayan cariyelerin ise başkasıyla evlenmesi mümkün olmadığından bunlar padişahın veya şehzadelerin haremine girebilirlerdi. Başkasıyla evli olan cariyelerin ise saraydan herhangi bir kişiyle cinsi münasebeti olamazdı. Acemiler,cariyeler(dar anlamda), kalfalar ve ustalar. “Bu dört grup incelenince görülecektir ki, haremdeki cariyelerin %90’ı tamamen bugünkü kadın hizmetçi konumundadırlar ve bunlar aldıkları belli ücretler karşılığında haremde hizmet etmektedirler.

Eş konumundaki cariyeler ise; padişahın nikah yaparak ya da nikah yapmadan karı koca hayatı yaşadığı cariyelerdir.Bu tür cariyelerin sayısı fazla değildir.Eş konumundaki cariyeler iki bölümde incelenebilir:

Birincisi; azad edilerek nikahlanmış cariyelerdir. Bunlara haseki sultan veya kadın efendi denirdi. Bunların içinde padişahtan çocuk doğuranlara haseki ünvanı verilirdi. Sayıları yediye kadar çıkardı. Konumlarına göre baş kadın ikinci kadın diye sıralanırlardı.

İkincisi ise; padişahın nikahsız olarak yaşadığı cariyelerdir. Bunlara ilkbal, gözde ve peykler denir. Kadın efendi olabilecek ilk dört cariyeye gözde, ikbal adayı olabilecek cariyelere de peyk denirdi. Padişahların en fazla dört ikballeri, dört gözdeleri ve dört tane peykleri olabilirdi.Yani ikbal, gözde ve peyklerin toplam sayısı onikiyi geçmezdi.

Fatih’ten itibaren padişahlar genellikle azadlı cariyelerle evlenmişlerdir. Ahmed Akgündüz padişahların cariyelerle evlenmeyi tercih etme nedenini;bacanak, kayınpeder, sır saklama, akraba tasallutu gibi olumsuz yönleri berteraf etmek amaçlı olabileceğini belirtir.

Fatih döneminde kurulan harem, cariyelik kurumunun oluşmasında ve gelişmesinde ve revaç bulmasında büyük etken olmuştur. Cariyelik kurumunun oluşması ve gelişmesiyle padişahlar Türk kızlarıyla evlenme geleneğini terk ettiler. Kanuni’nin Hürrem Sultan İle evlenmesiyle başlayan cariyelerle evlenme geleneği ikinci Osman tarafından kaldırılmaya çalışılmışsa da daha sonraki padişahlar cariyelerle evlenmeye devam etmişlerdir.

Kaynak:

http://lidya.hacettepe.edu.tr/~b0152631/adem.htm

 

Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.