Son Günah / Kısa Hikaye

“Kenara çekil sensei, ben de eski günler hatırına canını bağışlayayım.”
Karşısındaki bu yaşlı adam onunla yıllardır arzuladığı güç arasında geriye kalan tek engeldi.
“Hayır” dedi yaşlı adam, net ve gür bir sesle.
Adamın kararlılığı onu eski günlere, hocasına hayran olduğu o yıllara götürdü.
“Karşında artık zayıf ve muhtaç öğrencin yok. Bu dövüşü kazanamazsın.”
“Biliyorum” dedi yaşlı adam, sanki olağan bir sohbet yapıyordu.
“Çekil… Canını kurtar!” Bağırıyordu. Konuşan hocasına hayran bir çocuktu, aslında derinlerde bu kavgadan kaçmak isteyen kendisiydi.
“Shogun beni affetsin, sana hiç birşey öğretememişim. ShinTao keşişlerinin öğretilerini bilseydin çekilemiyeceğimi de bilirdin.”
Kendisine patronluk taslaması onu sinirlendirmişti. Katanasını çekti ve üzerine yürüdü.
Haykırdı, “yaşamından aptalcasına vazgeçen biri ölmeyi hakeder.”
Kılıçını savurdu ve dövüş başladı.
İki taraf da kendisini tutmuyordu, acımasızca birbirlerine saldırıyorlardı. Ama onun üstünliği bariz belliydi. İkisi de biliyordu, az sonra yaşlı adam ölecekti.
Ve böylece ihanet tamamlanacak, kalbi tamamen kararacaktı. Dönüşüm bitecekti. Kilometrelerce uzaktan karanlık sanatlar ile onları izleyen bir çift göz böyle düşünüyordu ve kıkırdadı; hırs en sevdiğim günahtır… 
Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.