Son Gece – Kısa Hikaye

Son Gece

Umut bir yalandır ve ben de en büyük yalancı… Ama artık gerçek tüm gücüyle beni sarmaladı. İnsanlığa olan inançımı kaybettim derdim eğer bir zamanlar inanmış olsaydım. Onların hepsi yalandı; tüm o gülümsemelerim; size değil ama kendime söylediğim yalanlardı. Sizin de gülümsemelerinizi görüyordum, ardındaki acılar ile. Ama asla kabul etmedim. Şimdi gerçeğe yenik düştüm ve bir kere anladınız mı geri dönüş yoktur. Tanrıya olan inancım; sabahları uyanmamı sağlayan tek şey parçalandı. Sadece Tanrı emrediyor diye yaşıyordum, sadece Tanrı beni seviyordu. Ama şimdi Tanrımı ben kendim öldürdüm. O yalan da artık işe yaramıyor.

Az kaldı güneş bir kez daha doğacak ama benim için değil. Ölüm benim delilikten kurtuluşum olacak çünkü ölümde her şey anlam kazanır. Önce bedenim yok olacak ve sonra siz sevgili dostlarım beni unuttuğunuzda da ruhum yok olacak. İşte o zaman yokluğun içindeki huzur benim olacak. Varlığın her türlüsü acıdır bu yüzden bir hiç olacağım!

Ve böyle deyip kendini bulabildiği en yüksek noktadan aşağıya bıraktı. Rüzgar kulaklarında çınlarken, o gözlerini kapamıştı ve zihni tamamen boştu çünkü bir son arzusu yoktu… Arzusu sadece sondu. Aslında çoktan ölmüştü… Ve sonunda bedeni toprağa çakıldığında hiçbir ses çıkmadı…
Duyabilecek kim vardı ki?
Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.