Algımızın Ötesindeki Dünya – Kısa Hikaye

Bir zamanlar, garip bir tarih hayalinde, Circassius adlı bir sanatçı yaşıyordu. Her resminin tutkuyla parladığı yetenekli bir ressamdı.

Bir gün çok güzel bir kadın portresi çizdi öyle ki resim hayatta gibi görünüyordu. Ve eserinin cılız gözlerine bakarken, Circassius derinden ve acımasız bir şekilde ona aşık olmuştu. Günleri ve geceleri bu imkansız arzuyla işkence halini almıştı.

Sonra, bir gece, sevgilisinin cansız yüzüne bakıp ağlarken dışarı doğru koştu ve tanrısına dua etti. “Ah, Rabbim” diye el açtı: “Sana yalvarırım onu ​​yaşat, çünkü onun olmadan olamam.”

Resme baktığı bir sonraki seferde şaşkınlıkla kadının sanki resimde yaşıyormuş gibi hareket ettiğini gördü. “Sevgilim,” diye haykırdı Circassius.

“Kim bana sesleniyor?” diye sordu resim.

“Ben, senin yaratıcınım” diye haykırdı Circassius.

“Ama neredesin?” diye sordu.

Circassius  yanıtladı “İşte burdayım, dışarıdayım” dedi.

“dışarı nedir” diye cevap verdi. “Sen solda mısın, sağda mı? Yoksa yukarıda mı, aşağıda mı kaldın?”

“Ben dışarıdayım” diye yalvardı.

Ama resimdeki kadın onu göremedi. Çünkü o sadece iki boyutlu bir dünyada yaşıyordu – yatay ve dikey. Kadın düzdü. “Dışarı”nın ne olduğunu anlayamadı. Ne olabileceğini bile anlayamazdı. İki boyutlu dünyasında, onu kıyaslayacak hiçbir şeyi yoktu. Üçüncü boyut, yaşamının ötesindeydi. Görüşünden öte, anlayışından öte, akıl dışı.

Ve böylece Circassius, bu acımasız numara için öfkesini Tanrısına havale etmek için geceye koştu. Ama göğe bakarken ona başka bir düşünce geldi. “Ah Rabbim” dedi, “Neredesin?” Ve göklerden cevap geldi: “Dışarıda”.

Kaynak: Doctor Who – Death Comes to Time – Bölüm 01

Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.