Türkiye’de Terör Olayları Neden Engellenemiyor?

1936 ile 1938 yılları arasında Stalin önderliğinde Moskova’da kurulan mahkemelerce Kızıl Ordu mensuplarının %7’si rejim karşıtı oldukları gerekçesi ile cezalandırıldı, buna Rus tarihinde “Büyük Temizlik” denir.

Madde 1; Ülkemizde yaşanan siyasi çalkantılar emniyet güçlerini topal bırakmıştır, toparlanması yıllar alacaktır.

Yakın tarihimizde önce Balyoz davaları ardından halen devam eden Paralel ile mücadele kapsamında birçok farklı mevkide atamalar ve değişiklikler yapılmıştır.

Bu davaların haklılığı başka bir yazının konusudur ama tartışmasız olan mevkisinde yılların tecrübesini biriktiren insanlar gitmiştir ve yerine iyi eğitimli biri atanmış olsa bile bu durum kurumların çalışmalarını aksatacaktır.

Her saldırı sonrası MİT’in görevini yapmadığını dile getirip kuruma saldırmak duygusal bir davranıştır, MİT ve diğer emniyet memurlarının bütün gün iskambil oynadığını hayal etmek yanlıştır.

İstihbarat çok zor bir konudur ve bence başarı ile yapabilecek insanlar sayılıdır ve birikmiş bir kurum kültürü ile uzun süreli politikalar gerektirir.

 

Madde 2; Zaafiyet havalimanı güvenliğinde değildir, güvenliğin hedefi zaten uçakların ve havalimanı operasyonunun zarar görmesini engellemektir.

Saldıran her zaman avantajtadır çünkü yeri ve zamanı saldıran taraf belirler. Savunma asla aynı anda her yeri koruyamaz. Terörle mücadelede asıl olan terör hücresinin saldırıyı yapabilecek güce kavuşmasını engellemektir. Bir kere saldırı imkanına kavuşan bir kişiyi koruma önlemleri ile durduramazsınız çünkü A noktasını geçilmez duvar yapmasın, saldırgan B hedefine geçecektir. Ülkenin her binası birer hedeftir.

Savunmada amaç saldırı gerçekleştiğinde etkilerini azaltmak ve önemli noktalara ulaşmadan bertaraf etmektir.

Yani kapıdaki güvenlikçi saldırı olmasını engelleyemez zaten onun görevi saldırının daha önemli olan iç kısımlara sıçramasını engellemektir.

Atatürk Havalimanındaki olay gibi saldırganlar sadece otoparka kadar gelebilmiş ve dış hatların girişinden öteye girememişlerdir.

Eğer siz otoparkı da güvenlik çemberi içine alsanız bu sefer patlamalar otoparkın dışındaki yeni oluşturduğunuz güvenlik noktasında, arabaların arandığı kalabalıkta olurdu ve ölü sayısı değişmezdi.

Çünkü savunma belirlenirken elinizdeki sınırlı kaynağa göre savunacağınız sınırları önem sırasına göre belirlersiniz. Çünkü çemberi ne kadar genişletseniz de illa ki o çemberin bir sınırı olacaktır, illa ki o çembere giriş için nokta belirlemeniz gerekecektir.

İstanbul Terör Olayları

Madde 3; Suriye’deki savaş sebebi ile gerek iç tehditlerin silah ithal etmesi, gerek dış tehditlerin sınırdan bomba sokması gayet kolaylaşmıştır.

Düşünün, sizi işe almayan o fabrikayı patlatmak isteseniz ve bunun için ölümü göze alsanız sizi kim durdurabilir? Eminim 5 dk’da hemen bir saldırı planı, içeri sızma planı hazırlayabilirsiniz. Peki ya bomba ile silahı nereden temin edeceksiniz?

İşte terörle mücadele bu noktada başlar, bir ülkede bomba ve otomatik silahlara ulaşmak ne kadar zorsa, terör saldırıları da o kadar azdır. Bu tedarik süreci emniyet güçleri tarafından izlenebiliyorsa, potansiyel saldırganlar yakalanabilir.

Bomba temin edildikten sonra oyun bitmiştir.

Ve malasef Türkiye’nin güneydoğu sınırı kevgire dönmüştür ve dahası Orta Doğu’daki savaş bölgesinde her türlü silah ve bomba malzemesi açık büfe olarak sunulmaktadır.

Emniyet güçlerinin saldırıyı engelleyebilmesi için tek boşluk “bombanın temini sonrası hedefine götürülme aşaması” olarak kaldı.

 

Sonuç; Yani bu ve benzeri saldırıları önlemenin tek yolu zaman makinesi ile 3-5 sene öncesine gidip iç ve dış siyasette farklı hamleler almaktır. O sarı ineği vermeyecektik.

eyyorlamam bu kadar

Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.