Cehennem

Insanevladi cezalandirmayi üç sebebten yapar: ögretmek için, intikam için, tehditi ortadan kaldirmak için. Kendimizi ve hayatı sınırlı anlayışımızda insan zihninin ceza ile sekillenebilecegini ögrenmisiz. Böylece birbirimizi cezalandirmaya baslamisiz ama gene kendi zayifliyimiz ile ceza olgusunu öfke ve korku duygulari ile bütünlestirdigimiz yetmemis saçma cezalar ile basarili olmayi ummusuz. Insanlara küçük odalara hapis edip islah olmasini beklemisiz, kimisinden öyle korkmusuz ki anahtari atmisiz ya da idam etmisiz. Ki bunlar uygarlaşmış, aydinlasmis toplumun yöntemleri. Çok degil 50 yil önce babanin ya da ögretmenin dayak cezasi kabul gören bir ögretim araci idi. Saniyoruz ki bir kisi yeterince aci çekerse ögrenir. Bu yüzden tarih boyunca insanlara iskence ceza yöntemi olarak uygulanmamis mi?

Iste cezayi böyle algilayisimizdan dolayi tanri cehennemden, cezalardan ve acilardan bahsedince kendi kit anlayisimiz ile öfke ve intikami cezadan ayirmadan düsünüyoruz. Cehennemi mehramet dileyen insanlara kahkahalar atarak “sus köpek” nidalariyla ates dolu çukura geri iten korkunç görünümlü melekler ile dolu hayal ediyoruz.

Ama ben böyle olduguna inanmiyorum. Cehennemin amaci insan standartlarinda cezalandirmak için degil. Aynen ateistlerin dedigi gibi neden bir tanri intikam geregi duysun? Biz insanlar intikam ile ceza olgusunu karistirdigimiz gibi, intikam ile adalet duygusunu da karistiriyoruz. Ben cehennemin islah evi olduguna inaniyorum ve aci olmadan islah olunamiyacagina inaniyorum… ama nasil bir aci.

Öncelikle iyi insan kimdir, kötü insan kimdir. Bence iyi insan empati yetenegi olan, kendisini baskasinin yerine koyabilen, yaptigi hareketlerin baskalarina olan etkisini dusunen kisidir. Kötü ise aksine bencil olandir.

Mesela iyi bir insan sakizini gider çöpe atar ama kötü bir insan o an bulundugu yere atar. Ve sonra siz gelirsiniz, bakmadan oturursunuz ve o sakiz elbisenize yapisir, berbat olur ve böylece tüm gününuz kötü geçebilir. Iyi insan için sakizi atma ihtiyaci duydugu an tüm bu olasiliklar bilinçaltinda canlanir, kötü bir insan ise sadece ihtiyacina odaklandigi için hareketinin sonuçlarini bilmeden en kisa yoldan ihtiyacini giderir.

Iyi bir insan neden baskasina zarar vermez çünkü bir baskasina vurdugu an kendisi de sebep oldugu bu aciyi bilinç altinda hissedecektir. Kötü insan ise bu aciyi hissetmeyendir. *

Ilahi cezayi da bencil insanlarin yaptiklari islerin sonuçlari ile tanismalari olarak yorumluyorum. Kötü diye nitelendirdigimiz bu insanin dünyada digerlerine çektirdigi tüm acilarin tek tek farkina varmasi olarak yorumluyorum. Kurbanlarinin yasadigi tüm acilara birinci elden sebepleri ile hissederek kendi o bencil davranislarinin nasil da kötü oldugunu anlamasi olarak yorumluyorum.

Bu dünyada kendini egiterek bir aydinlanmaya ulasamayan kisilerin cehennemde zor yoldan farkindaliga ulastirilacagina inaniyorum.

Yani özünde cehennem bir korku silahi ya da ceza yeri degil ama davranislarimizin dogal sonucu. Farz-i misal, devlet okulunda göreceli olarak rahat bir ortamda dersini ögrenmemekte israrci olan ögrencinin askeri okulda agir disiplin altinda egitime verilmesi gibi. Ogrenciler için bu bir ceza ve korku unsurudur ama bu sadece yan etkisi.

Zaten biz müslümanlar affedilmez günah (gurur) ile ölmeyen herkesin elbet cennete girecegine inanmiyor muyuz? Ya da (gerçek) pismanlik yasayan herkesin affedilecegine? Böyle durumda Allah’in kurbanın da gönlünü alarak, affetmesini sağlayarak cehennem ile cezalandirmadan ilahi adeleti saglayacagina?

Bu baglamda cennet de özünde ödül degil ama aydinlanmis ruhun dinlenme yeri. Mezun olan ögrencinin diplomasi.

* Eger bu dedigim size sacma geliyor ise vay halinize siz bir kötü insansiniz. Sizin ihtiyaclariniz ile baskasinin ihtiyaclarinin çakistigi ilk an zarar vereceksiniz ama bunun farkina varamiyacak kadar umursamazsiniz.

Inanmayan insanlar tanri niye bu kadar ugrasiyor, sonsuz gücü yok mu, hop aydinliga ulasmis bireyler yaratsin, cehennemi de cenneti de kaldirsin diye muhalefet edebilirler. Ben de size diyorum ki inancin temellerinden biri de Allah’in bilgeligine ulasamiyacagimizi kabul etmektir. Tanri herseyi pof diye yaratmak yerine bir bilardocu edasi ile olaylar dizisi hazirlamistir, neden? Sinirli yaratilisimla bunu bilemem. Simdi ayni inanmayanlar “mantigindaki bosluklari gormezden gerelek ögrenmeyi red ediyorsun” diyebilir ama zaten inanç dedigin budur, her seyi bilsem inanç degil 🙂 bilmek olur.

İlk kaleme alındığı tarih

Nisan 2009

Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.