Erasmus İlk Hafta (4)

13 Eylül Cumartesi 2008

Günduz, kutuphaneyi kullanamadigimiz icin cesitli cafélerin wi-fi’lerini kullandik.

Türkiye’den gelen diger Erasmuslu arkadaslar kendilerini cok kotu hissediyor. Buraya yuksek beklentiler ile geldikleri icin internete baglanamayinca, dil konusunda sorun yasayinca, insanlar ile hemen kaynasamayinca enerjileri bitik, yuzleri asik geziyorlar. Hatta geri donmeyi bile dusunuyorlar ama sonra guzel birsey oluyor, birden vazgeciyorlar ama bir kac sat sonra gene moralleri bozuluyor. Ben hala heyecanimi koruyorum.

Aksam 19 gibi universitedeki ” ogrenci evi ”nde bir eglence vardi, yerel gruplar sahne aldi. Binanin bir bolumu kafeterya gibi, yiyecek satiliyor diger odaya ise sahneyi kurmuslardi. Iceri icki ve sigara sokmak yasak (zaten Fransa’da tum kapali mekanlarda sigara yasak) Kimi insanlar, disarda taslara oturmus iciyorladi, kimileri ise icerde hopluyor, zipliyordu. Bir kisi ickisiyle icerde dans ederken sisesini dusurdu ve yeri batirdi. Eglence 12de bitti. Ispanyol arkadasimiz, kendi ulkesinde boyle birseyin asla olamiyacagini cunku ogrencilerin azitacagini belirtti.
Ardindan diger Erasmus ogrencileri ile bulusmaya gittik. Ama yolu tarif eden Italyan arkadas yuzunden baya bir dolastik, Polanyali cok sinirlendi ben de ona Turkce kufur ogrettim. Diger grup ile en sonunda bulusunca cok hos oldu, herkes birbirine kendi dilinde merhaba demeyi ogretti. Bir ara ” aha, Turk burada ” ve ”Yunanli’da burada ” gibi nidalar yukseldi ve pat Yunanli ile karsi karsiya getirildik. O da sasirdi ama tabii gulusup tanistik. Bu arada Italyan arkadas Turklerin yanina gelip ” aferdesiniz (kufur) ne demek ” diye sorunce Turk grup koptu. O da anladi kotu anlama geldigini ve bir 10dk havada Turkce kufurler ucustu.

Hep beraber bir diskotege gidildi. Orada bir amca kizlarin ilgisini cekmek icin baya dans numaralari yapiyordu. Ben erken ayrildim, saat ikide. Karnim da acikmisti ve tek acik yer bir Turk donercisi idi ve icersi de kalabalikti. Benim Turkiye’den yeni geldigimi ogrenince para almadi, ayrica oradaki Arap musteriler de bana ” kardeş ” yani bizdensin diyip durdular.

Arkadaşlarınız ile paylaşmak ister misiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.